"Biz de ona uslu bir oğul müjdeledik". (Saffat Suresi-101)
Bir gece Hz.İbrahim (a.s), rüyasında oğlunu kurban etmekte olduğunu gördü. Bu rüyaya bir mana veremedi. Aynı rüyayı ikinci gece yine gördü. Acaba Cenab-ı Mevla kendisine oğlunu kurban etmesini mi emrediyordu. Üçüncü gecede aynı rüya tekrarlandı.Üç gece ardı sıra görülen bu rüya, manasız olamazdı. Hz.İbrahim, kararını vermişti. Oğlunu Cenab-ı Mevla'ya kurban edecekti.
"Artık o (Hz.İsmail) yanında koşmak çağına gelince (babası) Ey yavrum! ben rüyamda görüyorum ki seni boğazlıyorum.Artık bak ne düşünürsün dedi. Ey babacığım ne emir bulunuyorsa yap. Beni inşallah sabır edenlerden bulacaksın." (Saffat Suresi-102)
"Böylece ikisi de teslim olduklarında onu şakağı üzerine yıktı" (Saffat Suresi-103)
"Ve ona şöyle seslendik; Ey ibrahim" (Saffat Suresi-104)
"Rüyayı gerçekten doğruladın.Biz böyle mükafat veririz.İşte iyi davrananlara" (Saffat Suresi-105)
İşte Hz.İbrahim'in rüyasında oğlunu kurban ettiğini görmesiyle başlayan bu rüya, Cenab-ı Mevla'nın Hz.İbrahim'i mükafatlandırmasıyla sona ermiştir.Ve Kurban ibadeti de bu şekilde başlamıştır.
Paylaş:




| < Önceki | Sonraki > |
|---|






