|
“Allah bir daha bu millete İstiklâl Marşı yazdırmasın”

Dünya coğrafyasında yer alan her devletin bir tarihi, bir kültürü, üzerinde yaşadığı toprak parçası, yönetim biçimi, dili ve milli marşı gibi kendine has değerleri vardır. Bu değerler halk tarafından benimsenen ve gerektiğinde halkın uğrunda canını feda edebileceği özelliklere sahiptir. İşte bu değerlerden birisi de istiklâl marşlarıdır.
I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devletinin yenik düşmesi ve Mondros Antlaşmasının imzalanmasıyla vatan toprağı 1918’de itibaren işgale uğramıştır. Bunun üzerine uzun ve parlak bir geçmişe sahip milletimiz millî mücadele ruhuyla bir bağımsızlık hareketine girişmiş ve bunda da başarılı olmuştur. İşte bu yüce mücadelelerin ifadesi olan İstiklâl Marşı milletimizin gönlünde müstesna bir yere sahiptir. İstiklal marşları, milletlerin tarihî ve kültürel birikimlerini, millî karakterlerini ve ulusal kurtuluş mücadelelerini özetleyen kutsal marşlardır. Bu anlamda yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti için bir millî marş yazılmalıydı. Bu milli marş, necip milletimizin, millî mücadele yıllarında yaşadığı zor ve heyecanlı günlerinin imanlı havasını ve mânâsını dile getirecek, kalplere kuvvet ve heyecan verecek bir marş olmalıydı. Bunun üzerine dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey başkanlığında bir heyet kurulur ve bir şiir yarışması düzenlenir. Yarışmaya 724 şair şiirleriyle katılmasına rağmen hiçbirinin şiiri “millî marş” olmaya lâyık görülmez. Mehmet Akif Ersoy para ödülünden dolayı ilk başta yarışmaya katılmaz. Gerekçe olarak da “Milletimin istiklâlini parayla mı söyleyeceğim?” der. Ancak dostlarının büyük ısrarı ile -para almamak şartını kabul ettirerek- yarışmaya katılır ve kahraman ordumuza ithaf ettiği İstiklâl Marşı’mızı kaleme alır. Marş büyük bir coşku ve heyecanla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde defalarca ayakta dinlenir ve alkışlanır. Bu esnada meclisin en tenha yerinde oturan Mehmed Akif riya olmasın diye İstiklâl Marşı’mız okunurken sessizce meclisin kapısından dışarıya çıkar. Akif'in bu şiiri 12 Mart 1921 tarihinde TBMM tarafından “millî marş” olarak kabul edilir. |